Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Son Dakika: Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yeni kararları açıkladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı 4 saat sürdü. Toplantının ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesinin ardından Ankara’ya gelerek Kabine’yi topladı. Beştepe’deki Kabine toplantısı 4 saat sürdü. Toplantıda iç ve dış politikadaki gelişmeler, ekonomide atılacak adımlar ele alındı. Toplantının ardından kameralar karşısın geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulunuyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:” Deprem bölgesi gündemimizin ilk sıralarındaydı. Kimi vicdan ve ahlak ukalaları hala depremzedelere hakaret etmekte, onların acıları üzerinde ısrar ederken biz yaraları sarmayı sürdürüyoruz. Yardımları sistemli bir şekilde ulaştırıyoruz. Şehirlerimizi hızla yeniden ayağa kaldırmak için bölgede ardı ardına temel atma törenleri gerçekleştiriyoruz.

    “ADIYAMAN’DAKİ EVLERİN YARISINDAN FAZLASININ İNŞASI BAŞLADI”

    Adıyaman’da söz verdiğimiz 65 bine yakın konut ve köy evinin yarısından fazlasının inşasına başlamış olduk. Yerinde dönüşüm projemize Hatay’daki başvuru sayısı 86 bini geçti. Bu şehrimizi de kısa sürede ayağa kaldırmanın gayreti içindeyiz. İnşallah yakında açılış törenleriyle yeni evlerine kavuşmanın sevincini depremzedelerimizle paylaşacağız. Ahlat ve Malazgirt’te Anadolu topraklarını bize ebedi vatan olarak bırakan ecdadımızı yâd ettik. Artık geleneksel hale gelen Ahlat programımızı zenginleştirdik. Malazgirt’te de gençlerimizin atalarının bin yıllık heyecanı, coşkusunu, azmini tüm canlılığıyla yaşattığının işareti olan etkinlikleri memnuniyetle izledik. 30 Ağustos’ta külliyemizde yapılan programı hep birlikte yaşadık. Cumhuriyetimizin 100. yılı anısına bestelenen marşı ilk defa dinleme imkanını bulduk.

    “YENİ ANAYASA ÇAĞRIMIZI TEKRARLADIK”

    Adli yıl açılış töreninde ülkemizin adalet sisteminde bugüne kadar yaptığımız katkıları hatırlatırken yeni Anayasa çağrımızı tekrarladık. Yeni adli yılda tüm vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarıp, demokrasimize yakışır sivil anayasaya buluşturma çabasını ittifak ortaklarımızla istişare içinde başlatacağız. TEKNOFEST’in Ankara organizasyonuna katılarak gençlerimizle geçmişten bugüne ve geleceğe uzanan samimi bir hasbıhalde bulunduk. Başvuru ve ziyaretçi sayısı milyonlara ulaşan TEKNOFEST gençlerimizin zincirleri parçalayıp attığını gösteriyor. Her 1 Eylül’de olduğu gibi bu yıl da av sezonunun açılışı münasebetiyle balıkçılarımızı deryaya yolcu ettik.

    “SOÇİ’DE PUTİN’LE KAPSAMLI VE VERİMLİ GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRDİK”

    Soçi’de sayın Putin’le oldukça kapsamlı ve verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Tahıl koridoru başta olmak üzere pekçok insani gündemin masada olduğu dönemde bu görüşmenin kıymetini tüm dünya tarafından takdir edildiğine inanıyorum. Yarın ekonomide önümüzdeki dönemin yol haritasını teşkil eden orta vadeli programın tanıtımını yapacağız. Hafta sonu G-20 liderler zirvesi için Hindistan’da olacağız. Bir hafta sonra BM’de görüşmeler yapmak üzere Amerika’ya gideceğiz.

    “TÜRKİYE, OECD’DE EN YÜKSEK BÜYÜYEN İKİNCİ ÜLKE”

    Ülkemizin 2023 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Buna göre ilk çeyrekte yüzde 3,9 ikinci çeyreği yüzde 3,8 ile tamamladı. Böylece Türkiye ikinci çeyrekte OECD ülkeleri arasında Kosta Rika’nın ardından en yüksek oranda büyüyen ikinci devlet olmayı başardı. İkinci çeyrek ihracat rakamlarımızda da benzer tabloyu görüyoruz. Türkiye mal ve hizmet ihracatını artıran üç ülke arasında yüzde 2,3 oranı ile ikinci sırada yer alıyor. Orta yüksek ve yüksek teknoloji ürün ihracatımızın toplam ihracat içindeki payının yüzde 40’ı geçmesi bir diğer sevindirici haberdir.

    “ÜLKEMİZİN BÜYÜME TAHMİNLERİ YUKARI YÖNLÜ REVİZE EDİLİYOR”

    Yaşadığımız deprem felaketi ve küresel ticarette yaşanılan küçülmeye rağmen elde ettiğimiz büyüme başarısı istihdam ve üretimin korumasını sağlamıştır. Pek çok uluslararası kuruluş ülkemizin 2023 büyümesiyle ilgili tahminleri yukarı yönlü revize etmeye başlamıştır. Esasen biz arkadan gelen düzeltme çabaları ile eskiden beri sıkça karşılaşıyoruz. Uluslararası kuruluşların bazısı art niyetli bazısı da potansiyelimizi kavrayamadığı için her alanda düşük rakamlar açıklıyor. Ülkemizde birileri yaydıkları yanlış malzemelerle destek verip, teşvik ediyor. Günün sonunda ortaya çıkan rakamlar elbette bu oyunu bozuyor. Buna rağmen ısrarla açıklama yapan kurumların kendi itibarlarına zarar verdiği açıktır.

    “HER SEFERİNDE HIZLA TOPARLANIP YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

    Elbette meşakkatli yolda kimi zaman beklenmedik durumlarla karşılaştığımız, hatta küçük de olsa gerilemeler yaşadığımız oluyor. Ama her seferinde hızla toparlanıp eskisinden de iyi neticelerle yolumuza devam ediyoruz. Niyetler ve yaklaşımlar farklı olduğu için ekonomiden diplomasiye tüm alanlarda Türkiye’nin hayrına fikirler ortaya koyan, teklifler ortaya koyan az sayıda aydın görüyoruz. Türk siyasetinde kifayetsiz ve muhteris iklim maalesef bunları da zehirlemektedir. Ev, araba, hizmetine fahiş fiyatlar isteyerek enflasyonla mücadelemize zarar verenleri işte bu zehirli iklim yoldan çıkarmaktadır.

    “KUR VE ENFLASYONDAKİ ARTIŞIN ÖTESİNDE BİR FİYATLAMA GÜDÜSÜYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Sinsi operasyonların kol gezdiği sosyal medyadan etkilenerek bu furyaya katılanların sayısı az değildir. Hayat pahalılığı ile mücadelemizin önünde en büyük nakısa tıpkı zehirli hava gibi her yere yayılmasıdır. Yıllık enflasyonun yükselmesi, hayat pahalılığı ile mücadelemizin daha sıkı yapmamızı gerektiriyor. Bu uzun ve sabır isteyen süreçtir. Allah’ın izniyle enflasyonu da dize getireceğimizi de tüm kalbimizle inanıyoruz. Ülkemizde hayat pahalılığın gerekçelerine baktığımızda hammadde, bakliyat, enerji, işçilik, kira gibi unsurların öne çıktığını görüyoruz. Döviz kurları ve enflasyon da fiyatları doğrudan etkiliyor. Çalışanların ücretlerine yapılan her artış daha para insanların cebine girmeden kat be kat fazlasıyla her ürüne, hizmete yansıtılıyor. Petrol fiyatlarında her artış etiketlere aktarılırken düşüşler görmezden geliniyor. Aynı ürün ve hizmetin farklı yerlerde makasın çok açıldığı durumlar var. Kur ve enflasyondaki artış oranların ötesinde bir fiyatlama güdüsüyle karşı karşıyayız.

    FAHİŞ FİYAT VE STOK YAPANLARA 180 MİLYON LİRADAN FAZLA CEZA

    Bu da karşımızdaki sorunun ekonomik değil psikolojik olduğuna işaret ediyor. Devlet olarak bir yandan hayat pahalılığını körükleyen psikolojik faktörler ve bu durumu fiyatlara yansıtanlarla mücadele ediyor bir yandan da enflasyonu düşürecek politikaları kararlılıkla yürütüyoruz. Vatandaşlarımızı bu zehirli iklimin yol açtığı zararlardan korumak için gereken adımları atıyoruz. Taşınmaz mallar, ikinci el araçların ticareti ile düzenleme yaptık. Sahte hesaplar üzerinden fiyat şişirenleri, bilgi kirliliğine yola açanları engellemek için para cezası müeyyidesi getirdik. Otomobil bayisi ve galericilere 221 milyon lira idari para cezası kesildi. Fahiş fiyat ve stokçuluk yaptıkları tespit edilen perakendecilere 188,5 milyon lira ceza uygulandı. Yılbaşında tüketicilerin şikayetleri doğrultusunda hazırladığımız yeni düzenlemeler yürürlüğe girecek. Elektronik ticaret platformunun işleyişi yakından takip ettiğimiz hususlar arasındadır. Tüm denetim ve cezalar önemli olmakla birlikte bunun yanında kapatma ve men gibi cezaların daha caydırıcı hale gelmesi açıktır. İnşallah bu doğrultuda gereken adımları atacağız.

    “HERKES TÜM BİREYLERİN OY TERCİHLERİNE SAYGI GÖSTERMEK MECBURİYETİNDEDİR”

    Mesele siyasi ve ekonomik manipülasyonları aşan insanlarımızın günlük hayattaki hak ve özgürlükleri hedef alan nobranlıklara varmıştır. Otobüslerde, yollarda, metrolarda insanlarımızı taciz noktasına varan küstahlıklarla karşılaşmaya başladık. Kültür, sanat ve spor gibi alanları bozgunculuk aracı haline getirmeye kalkanlar olduğunu görüyoruz. Bu ülkeyi bir avuç azınlığın malı gören müstekbirlerin devri çoktan kapanmıştır. Kibir kuleleri beyhude uğraş içindedir. Herkes tüm bireylerin var olma, yaşama, kendini ifade etme hakkına, oy tercihlerine saygı göstermek mecburiyetindedir. Sırf yabancı, başka dil konuşuyor diye, başını örtüyor, çarşaflı, başörtülü, sakallı, takkeli kişilere laf atmak asla kabul edeceğimiz davranış değildir.

    “BİZ HALA AYNI YERDE DURUYORUZ”

    İşine geldiği zaman başörtülüyü yanına al rozetini tak, öte yandan Marmaray’da başörtülü hanımlara hakaret et. Bu faşist zihniyet yargı önünde hesap vermeye mahkumdur. Bu tür azgın azınlık vakaların gerisinde mücadelemiz ilanihaye sürecektir. Açık konuşuyorum; kim olduğunuzu, niçin böyle yaptığınızı, neyi amaçladığınızı ve bunun için neleri kullandığınızı biliyoruz. Biz hala aynı yerde duruyoruz; başaramayacaksınız. Bu millet mandacı zihniyetinize, sapkın yöntemlerinize eyvallah etmedi etmeyecek. Bunu 14 Mayıs’ta 28 Mayıs’ta gördük. Milletin size attığı şamardan hala ders almadınız, akıllanmadınız ve hala akıllanmıyorsunuz.

    “IRAK VE SURİYE’DEKİ İŞGALLERİN KANLI İZLERİ HAFIZALARIMIZDA HALA CANLIDIR”

    Gerek bölgedeki aktörler gerek bölge dışındaki aktörler şu tarihi hakikatleri kabul etmek durumundadır. Irak ve Suriye’yi içine alan coğrafyanın demografik gerçeklerini dikkate almayan hiçbir tasarrufun başarı şansı yoktur. 1,5 asırdır bölgede hüküm süren kargaşanın, yaşanan acıların, zulümlerin sebepleri ortadadır. Bölge işbirlikçi küçük kesim dışında kimseye faydası olmayan emperyalist hesapların arenası haline getirilmiştir. Irak’ta 2 milyon Suriye’de 1 milyon insanın ölümüne yol açan işgallerin kanlı izleri hafızalarımızda hala canlıdır.

    “BÖLGENİN DENGELERİNİ GÖZETEN HAREKET TARZI İZLİYORUZ”

    Mekke’deki Kabe ve Medine’deki Mescid-i Nebevi’den sonra üçüncü kutsal mabedimiz Mescid-i Aksa sık sık kirli postalların tacizine uğruyor. Herkesin huzursuz olduğu bir tek terör örgütlerinin memnuniyet duyduğu tabloyu kabul etmiyoruz. Her kesimi kucaklayan, zor günlerinde yanında olan yaklaşım sergiliyoruz. Aynı zamanda bölgenin dengelerini gözeten hareket tarzı izliyoruz. Kerkük merkezli olarak yaşanan tartışmalara bu zaviyeden bakıyoruz. Doğru, sağlıklı, sürdürülebilir çözümün Kerkük başta olmak üzere bölgenin demografik gerçeğinden bir çözüme inanıyoruz.

    Ayrıntılar geliyor…